yazı
gezi
şehrim İstanbul
yemek
bizim Ege
Sıradanlığa Teslim Olan Foça
24-04-2016
 
gezi
 - kıyı bucak

Foça sevdamızı bilmeyen kalmadı. 2009’dan beri ne zaman Ege’den, geziden söz edilen bir ortam olsa lafı döndürüp dolaştırıp Foça’ya bağladık. Senelerdir yerli yabancı kaç arkadaşımıza Foça’yı tavsiye ettik, kaçını Foça’ya gönderdik, kaçını peşimizde Foça’ya sürükledik, artık sayısını unuttuğum gibi “yahu biz kaç kere gittik Foça’ya acaba?” sorusu da artık sayılamayacak bir sonuca vardı.

 

Gelin görün ki bu yedi senelik süreç içinde Foça iyiden yana evrilmek bir yana, seneden seneye sıradanlaşma tuzağına teslim oldu. İlkin birkaç sene önce, aşık olduğumuz o canım Foça’nın “kara taşlarını”, arnavut kaldırımlarını sökmeye kalktılar. Ta İstanbul’dan bas bas bağırdık, ne yapıyorsunuz diye. “Düzeltmek için sökmüştük” dediler. Oysa çoktan yol kenarlarına dizilmiş yeni kesme betonları görmüştük. Yemedik, ama yuttuk söyleneni, sustuk. 

 

Derken Foça’yı Foça yapan Küçük Deniz Sahili düzensizliğe, kirliliğe teslim edildi. Kısacık, temizlemesi son derece kolay olması beklenen ve Foça’nın denizle iç içeliğinin en güzel yaşandığı o güzelim kıyıcık çer çöp doldu. Çocuğumla iç huzuryla denize giremedim geçen yaz o kıyıdan…

 

Haydi alışmıştık Foça’nın “bizde 5 günden fazla kalamazsınız” diyen, Mart’ta fiyat sorup ödeme yapacağımızı bildirdiğimizde “hele bir Haziran gelsin de fiyatı o zaman söyleriz siz gelince” diyen otelcilerine, akşamüstü 5’te yemek yemek için uğradığımızda bize güneş altında yer gösterip, daha güzel yerlerin “müşterilere rezerve” olduğunu söyleyen Küçük Deniz lokantacılarına, İstanbul’da fıçı Guinness içtiğimiz paraya şişede Tuborg satan barlara, beton dökülmüş Demokrasi Meydanı’nın geceleri “ipini koparmış keçi coşkunluğuyla” huzuru sabote eden çocuk kaosuna falan…

 

Lakin dün akşamdan beri gördüğüm fotoğraflar “eh be!” dedirtti. Geçen yaz, şu Pinterest’te yabancı bloglarda pek moda olan “kullanılmış yük paletlerinden mobilya yapma” sevdasına kapılmıştı Foça Belediyesi… Estetik ve ergonomi yoksunu kent mobilyalarından serpiştirilmişti Küçük Deniz Sahili’ne… Hatta Marsilya Meydanı’ndaki Yeryüzü Pazarı alanına da gelen gidene masa olsun diye yine o paletlerden yapılma, ağırlığından ötürü yerinden milim kıpırdatılamayan, kullanımı işlevsiz bir şeyler koymuşlardı.

 

Bu fotoğraf Eski Foçalılar Facebook Grubu'ndan alınmıştır.


Umudum, bu yaz o uygulamadan vazgeçilmesinden yanaydı. Gelin görün ki vazgeçmek şöyle dursun, bu hafta o paletten bozma rahatsız ve çirkin “banklar”dan katar katar dizmişler Küçük Deniz Sahili’ne… Foça forumlarında dolaşırken çok sayıda insanın bu uygulamadan şikayetçi olduğunu gördüm. Neredeyse tüm sahil şeridi bu kaba mobilyalarla işgal edilmiş. Hafta sonu “çiğdem kabuğu terörü” tavan yapmış bir de; tabii bu olayın bir başka boyutu… Özetle Küçük Deniz Sahili’nin yaz boyu denize girenlere özgürlük sağlayan tahta iskele yolu konforsuz ve kaba banklara kurban edilmiş.

 

Bu yetmezmiş gibi bir şey daha gördük ki, asıl bardağı taşıran damla oydu. Gidenler, tanıyanlar bilirler… Eski Foça’nın kalbi, Demokrasi Meydanı denen, Belediye binasının da bulunduğu Küçük Deniz limanında atar. Lokantaların çoğu, barlar, kafeler hep bu meydanın etrafındadır. Bu Taksim Meydanı misali beton dökülmüş meydan son birkaç senedir akşam saatlerinde çılgın bir çocuk kalabalığının top sahasına dönüşmüş durumdaydı. Bununla yetinmeyenler, bir de eskiden bir optik mağazası olan dükkanın yerine açılan lokantaya meydanın neredeyse ortasına kadar pergole çekme izni vermişler. Yani avuç içi kadar olan meydan, yeni bir lokantanın “kamusal alana atacağı masa sandalyelerle” yarım avuç içi kadar kalacak.

 

Bahsettiğim bu meydandan otogara giden çarşı caddesi deseniz, zaten yaz boyu caddenin iki yanına sıralanan esnafın attığı sandalyeler, şort, terlik, mayo ve sair eşyanın dizildiği tezgahlarla işgal altında olacak. Meydanda da adım atacak yer kalmayacak. Küçük Deniz Sahili deseniz gördükçe sinirimi zıplatacak olan kaba bankların işgali altında. Kumsalın temiz olmayışı da cabası. Ben şimdi neden, nesi için gideceğim Foça’ya?

 

Bu düşüncelerimi, bu sabah Foça’nın Belediye Başkanı’nın resmi Facebook sayfasında da paylaştım. Hemen engellediler. Ne geçiyorsa ellerine, düşüncesini ifade edeni engelleyerek? Bu düşüncelerimi Karafakiden okurlarıyla paylaşmayı çok da arzulamıyordum aslında. Elim gitmiyordu yazmaya. Ancak galiba bardaktaki  o asıl “son damla”, iyi olsun bir şeyler kaygısıyla yazmama karşın karşılaştığım tavrın “sansür” olması oldu.

 

Şimdi yazının sonuna, engellenmeme neden olan o yorumu ekliyorum. Sonra da aileme daha sakin, daha temiz, en azından henüz bozulmamış bir kıyıcık bulmak üzere araştırmalarıma başlıyorum. Yine de üzüldüğümü belirtmeden edemeyeceğim… Bir şeyler daha iyi olmalı derken, zaten güzel olanın sıradanlığa ve ranta kurban edilmesini ne aklım alıyor ne yüreğim kaldırıyor… Böyle böyle yazık oluyor bu cennete işte…

 

Pazar günü için hoş bir yazı olmadı, lakin bugün de böyle…

Bu fotoğraf Foça Siren gazetesi web sayfasından alınmıştır. İlgili haberi şuradan okuyabilirsiniz.


Foça Belediye Başkanı’nın sayfasına, paylaştığı bank fotoğrafı altına yazdığım ve beni engellemelerine neden olan yorum:

 

“Siz de paylaşmışsınız sonunda bu garabeti... Artık sormadan edemeyeceğim; belediyenin danışmanları arasında Derya Baykal mı var Tanrı aşkına? Dün geceden beri tanıdığım tüm Foça platformlarında bu çirkin uygulamadan şikayet eden çok sayıda insana rastladım. Geçen sene "belki kaldırırlar" diye umduğum şeyler bu sene bir de çoğaltıldı! Bu kadar estetik ve ergonomi yoksunu şeyleri neden bol bol yapıp katar katar dizdiniz ki Küçük Deniz Sahili'ne? Kimin kararı, beğenisiyle yapılmakta bu iş, gerçekten merak ediyorum. Bütün gün Pinterest'te, Instagram'da gezinip "şahane tasarım fikirleri" kovalayan bir ekip mi var? Daha estetik, daha zarif ve insan vücuduna, oturma biçimine daha uygun kent mobilyası bulmak bu kadar zor olmamalı. "Her şeyden bir şey" mantığıyla elinde silikon tabancasıyla gezen Burhan Altıntop geldi aklıma dün gece bu bankların fotoğraflarını görünce! Bir kullanılmış palet sevdasıdır gidiyor! Oldu olacak, Demokrasi Meydanı'nı da hazır pergolelerle daraltmaya başlamışken, kalan son az alana da şunlardan 8-10 tane koyun, meydanda da adım atacak yer kalmasın. Galiba "her sezon her sezon turist çekemeyeceğiz, biraz daha çirkinleştirelim de kimse gelmesin artık Foça'ya" diyorsunuz sonunda... 7 senedir İstanbul'da ne kadar eş dost varsa ya Foça'ya gönderdik ya kendimiz sürükledik yanımızda. Yurt dışından arkadaşlarımızı gönderdik. Son iki üç senedir ise kendi içimizden bile gelmiyor artık. Yapmayın. Yapmayın! Şu kaygısızca uygulamaları başka bir partinin belediyesi icra etse, demediğimizi bırakmayız. Ama "bizden" olana suskunluğun bedeli de böyle çıkıyor işte. Dünya güzeli bir beldenin keşmekeş ve sıradanlığa teslim edilmesi. Olmaz... O canım beldeye bu işler yapılmaz... Bir Sadık Usta, bir Nazmi Usta hatırına daha ne kadar Foça'ya geleceğiz, bilemiyorum...”

 

 

 

Eski Foça
şehircilik
sıradanlaşma
« Önceki
 
Sonraki »

Yorumlar
Aşçı Fok 24.04.2016 12:35
Vaavvvv, Banu na'aptın? :) Ne desem şimdi ben! Karnımdan konuşmaya devam mı etsem, :) en iyisi doğru sözlere doğru denir diyeyim.
Banu Bingör 24.04.2016 12:39
Aşçı Fok ~ cuğum,

:)

Doğru söze doğru denir de keşke doğru olmasaydı. Öyle iç sızlatıyor ki... Biliyorsun... Bence açık açık konuşmalıyız artık böyle şeyleri. Çünkü sessizlik, her yapılan işin doğru olduğu sanrısını yaratıyor yetki sahibi olanlarda. İşin aslı, öyle sakin, öneri babındaki eleştirileri de ciddiye almıyorlar pek...

Hani demiştim ya... Biraz "fütursuz" olma zamanı... Bizim fütursuzluğumuz da ancak böyle olur işte :)

Dinçer İnanç Yılmaz 24.04.2016 13:10
Doğru tespitler; ancak Foça daimi güzel ve ona küsmenizi hiç istemez.
Banu Bingör 24.04.2016 13:27
Dinçer İnanç Yılmaz ~ Merhabalar :)

Doğru bildiğimizi hepimiz söylemeliyiz ki duyulsun, değil mi? :) Heredot'un övdüğü kıyıcığa gündelik işler ve geçici şeyler yüzünden küsmek mümkün mü?

Ama her hareketin bir etkisi olduğunu ifade etmek gerek işte böyle :)

Sevgiler...
fatoş 25.04.2016 09:10
Yazını üzülerek okudum. Bir yerlerin hala kirletilmemiş kalmasını ummak çok mu gerçek dışı acaba :-(
Banu Bingör 25.04.2016 09:18
Fatoş ~ cuğum...

Verilenlerden razı olanlar çoğunluk gibi durduğu sürece biz o gerçek dışı dünyamızda çabalayacağız gibi görünüyor ne yazık ki...

Geçen yılki yaz kalabalığının dokusunu görseydin bir de, daha da üzülürdün... Lakin bizim üzülmemiz fayda etmiyor... Yerlisi kaygı duymalı... Fakat "bıktık Eski Foça'nın taş yollarından, keşke düz yapılsa bizim sokaklar da" diyen yerlisine de rastladım.

Aslında bu da bir seçim meselesi... Belki gerçekten de "gelip huzursuz etmeyin bizi" diyorlardır :)
YÜCEL TÜKENMEZ 24.04.2017 12:25
ÇOK DOĞRU .AZ BİLE YAZMIŞSINIZ BUNLAR İYİ GÜNLERİMİZ .....
Yorum Bırakabilirsiniz...
Bu yazıya yapılan yorumları e-postama gönder...
Yeni yazı eklendiğinde haber ver...
* yazı ( 178 )
* gezi ( 50 )
* şehrim İstanbul ( 12 )
* yemek ( 47 )
* bizim Ege ( 5 )
YÜCEL TÜKENMEZ
Sıradanlığa Teslim Olan Foça
ÇOK DOĞRU .AZ BİLE YAZMIŞSINIZ BUNLAR İYİ GÜNLERİMİZ .....
Banu Bingör
Zeugma Mozaik Müzesi
Rota Senin ~ Modern Türkiye'ye yakışan, ince işlenmiş bir müze. Kaç sene geçti, hala özlediğim, gidip yeniden görmek istediğim bir müze... Ne yazık ki ülkenin başındaki felaketler modern Türkiye'ye yakışmayan cinsten. Düze çıkacağız bir gün umarım. (...)
Rota Senin
Zeugma Mozaik Müzesi
Gaziantep'i ziyaret ettiyseniz ilk iş buraya gelip tarihin tadını çıkarmak olmalı.
Feridun Bingör
Foça Balıkçı İbo Demek
Ben Foça'yı Türkiye Cumhuriyeti dahilinde bir kasaba zannederdim. Meğer MUZ Cumhuriyetindeymiş.. Bu kasabanın atanmış ve seçilmiş kanun koruyucuları ne iş yapar. Yoksa her canı isteyen, canının istediğini yapabilecekleri bir belde mi orası? Bu işi Türkiye gündemine taşımamız lazım. (...)
Banu Bingör
Foça Balıkçı İbo Demek
Foça Küçük Deniz'de kimin yaşayıp yaşayamayacağına su ürünleri kooperatifi mi karar veriyor? Bir balıkçı teknesinin başında değilken, alıp teknesini götürmek çok mu normal bir şey? "Yerel yönetimle ilgisi yok, biz yaptık" demişler bir de. Bu yerel yönetimi temize çıkartmaya yetmez. Beldesindeki vatandaşın barınma hakkı, malının emniyeti çiğnenmiş. Yoksa "ağalık" sistemi mi geldi Foça'ya? Bir de "Foçalılar tamam da dışarıdan gelen işte Foça balı (...)
Banu Bingör
Sadık Usta ve Fokai Balık Restoran
Pınar ~ Merhaba... Öncelikle burası bir meyhane değil. İçki de içilebilen bir balık lokantası. Gitmeyi bırakmadığımız nadir restoranlardandır Fokai. Aracı sitelere bakmak yerine, bence açın telefonu, kendilerine sorun fiyatlarını :) (...)
101 Cookbooks
Apt. 2B Baking Co.
Beste'nin Naneleri
Cafe Fernando
Canım İstanbul
David Lebovitz
Evin Delisi
Food Politics
Garova Günlüğü
Istanbul Istanbul Olalı
Mutfaklara Şenlik
Mutfakta Zen
My Little Expat Kitchen
Smitten Kitchen
Şarap Oburu